Uluslararası Ana Dil Günü Kutlu Olsun

21 Şubat 2016

UNESCO 21 Şubatı 1999 yılında Anadil Günü ilan etmiştir. Çünkü çoğu Afrika, Amerika, Asya ve Okyanusya'da olmak üzere her 15 günde bir dil konuşur sayısı kalmadığı için, son konuşuru da öldüğü için yok oluyor. Ölen bu dillerle birlikte bir kültür de yok oluyor. Tehlike altındaki bu dilleri korumak, son konuşurları 500 veya 1000'e kadar düşen bu dilleri insanlık âlemi olarak unutmamak gerek. Bu durumdaki dillerden bazılarını da Orta Asya ve Sibirya'daki Türk soylular konuşuyor. UNESCO'nun hazırladığı Dünya Dil Atlasına göre, her iki haftada bir dünyada bir dil yok oluyor.

Dünya genelinde konuşulan yaklaşık 6 bin dilin yarısı da yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.   


Her dil bir kültürdür. Araştırmalara göre sayısı yaklaşık yedi bini bulan dillerin yarısı önümüzdeki asır içinde kaybolacak. Türk dilleri için çok uzak bir ihtimal bile olsa bir an için düşünün kendi sözlerinize, sesinize, şarkılarınıza, şiirlerinize hatta duygularınıza bile yabancılaştığınızı. Torunlarınızın artık dilinizden anlamadığını bir düşünün. Yalnızlaşmamak mümkün mü?
Tehlike Altındaki Diller
Yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan dil, kullanım dışı kalma riski olan dildir. Eğer bir dil bütün yerli konuşanlarını kaybederse o zaman ölü, hiç kimse konuşmazsa ‘yok olmuş’ dil olur. Dünya üzerinde toplam kaç dil olduğu tam olarak bilinmemekle beraber bu konu üzerine yapılan tahmin ve görüşler birçok farklı etkene dayanır. Michael E. Krauss (Eskimo dillerini, özellikle Na-Dene dil ailesi üzerine çalışmaları olan bir dilbilimci) 2007 yılında aktif olarak kullanılan 6 bin civarı dil olduğunu tahmin ediyor. [1] UNESCO (United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization) da bu görüşe katılıyor. [2] Krauss'a göre belli bir dili konuşan milletin çocukları gelecek yüz yıl içerisinde bu dili konuşmaya devam edeceklerse o dil güvendedir, kullanılmayacaksa yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır (Dünya üzerindeki dillerin ortalama olarak % 60- 80’e yakını bu kategori içine giriyor), eğer konuşmuyorlarsa o dil can çekişen dildir. [1]
Bir Dil Nasıl Yok Olur?
Bir dilin yok olma tehlikesi var ya da yok diye sınıflandırılabilmesi için belli bir tanım veya eşik olmamasına rağmen 3 ana ölçüt bu tanımlamayı yapabilmek için klavuz olarak kullanılır
1- Hala yaşayan ve bir dili anadil olarak konuşan insan sayısı
2- Bu dili konuşan insanların ortalama yaşı
3- Akıcı bir şekilde bu dili konuşan genç neslin yüzde kaç olduğu
Bazı diller (örneğin Endonezya’daki gibi) hem onbinlerce yerli konuşana sahip olup hem de hala yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olabilirler. Bunun nedeni yetişen genç neslin bu dili öğrenmemeleri ve yerlilerin kendi yöresel dilleri yerine Endonezya’nın ulusal dilini konuşmaya doğru kaymaları...
Buna karşın, eğer bir topluluk anadil, ilk dil olarak belli bir dili kullanıyorsa ve bu topluluktaki bütün çocuklar ilk olarak ya da sadece bu dili biliyorlarsa sadece 100 kişinin konuştuğu bir dil bile çok canlı bir dil olarak nitelendirilebilir.
"Dil çeşitliliği insanlık mirasının vazgeçilmezidir" diyen UNESCO'nun ‘Yok Olma Tehlikesiyle’ karşı karşıya olan diller üzerine uzman grubu böyle diller için şöyle bir tanım sunuyor: ” ... ne zaman konuşanlar onu kullanmayı keserse, iletişimsel etki alanlarında gittikçe daha az kullanırlarsa ve bir nesilden başka bir nesle devretmeyi keserlerse yani dile yaşlı veya genç hiçbir yeni kullanıcı katılmazsa o dil yok olmaya yüz tutmuştur."
Atlasta, kaybolmanın eşiğindeki 2 bin 474 dil, adı, konuşulduğu bölge ve yok olma tehlikesine göre listeleniyor.
Ölü Bir Dil Yeniden Nasıl Canlanır?
Kaybolan her dil, bir kültürün daha yok olması demektir. 1950’li yıllardan bu yana çoktan yok olan dillerin sayısı 230. Yani her iki haftada dünyada bir dil yok oluyor. Dolayısıyla dil çeşitliliğini korumak için dünya genelinde daha büyük çaba gösterilmeli! Bir dilin var oluşunun tehlike altında olduğu anlaşıldığı anda, o dili kurtarmak için yapılması gereken 2 temel adım vardır.
Birincisi dilbilimi açısından bu dilin belgelenmesi, ikincisi ise bu dilin yeniden canlandırılmasıdır.
Dil Belgeleme dilin dilbilgisinin, sözsel geleneklerinin belgelenmesi işlemidir.
Dil canlandırılması ise dilsel bir topluluğun aktif konuşanlarının sayısının siyasi, toplumsal ve eğitimsel güçle tekrar yükseltilmeye çalışılması işlemidir.
Bir diğer seçenek ise tam bir yeniden canlandırma yerine "post-vernacular maintenance" yani yerli halka ölü olan dile ait kavramların ve kelimelerin öğretilmesidir.

İletişim

  • Adres: Kültür Mah. Kızılırmak Cad. Liderler İş Mrk. Nu: 63/12 Kızılay - Ankara
  • E-Posta: destek@ukde.org.tr
  • Telefon: 532 795 51 89

Sosyal Medya

 
 

 

 

Google Reklamları

We use cookies to improve our website. Cookies used for the essential operation of this site have already been set. For more information visit our Cookie policy. I accept cookies from this site.Agree